Tüm Alışverişlerinizde Kargo Bedava.
Sepetiniz Boş
Görünüşe göre henüz seçim yapmamışsınAlışverişe Başla
ürün bulundu.
Altın ve Dolara yön veren güncel finans haberlerini kaçırma...
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Rusya ve Doğu Avrupa’nın en büyük gıda fuarı olarak kabul edilen 32’nci Prodexpo 2025 Uluslararası Gıda, İçecek ve Gıda Hammaddeleri Fuarı, Rusya'nın Moskova kentinde düzenlendi. Yaklaşık 80 bin metrekarede 36 ülkeden 1,835 katılımcı ve 70 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapan fuara ?İHBİR’in Milli Katılım Organizasyonu ile toplam 25 Türk firması katıldı.
‘RUSYA’DA CİDDİ BİR POTANSİYEL GÖRÜYORUZ’
Fuarın katılımcılar açısından son derece başarılı geçtiğini ve Türkiye’ye memnun bir şekilde döndüklerini belirten İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkan Yardımcısı Şemsettin Memiş, özellikle Rusya'daki yerel marketlerle önemli görüşmelerin gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu görüşmelerin siparişe dönüşmesi konusunda umutlu olduklarını kaydeden Memiş, “Bu sene fuarda Rusya’daki yerel firmaların yoğunluğu daha fazlaydı. Bizim Türk firmaları olarak Rusya'daki algımız zaten oldukça yüksek. Atıştırma ve şekerleme grubu başta olmak üzere kuru yemişler, konserve grupları ve diğer karma gruplarda ciddi bir potansiyel görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu gruplardan önemli siparişler geleceği yönünde izlenimler aldık.” dedi.
Rusya pazarının 150 milyonluk nüfusu ile çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Memiş, şu anda özellikle Avrupalı firmaların Rusya'dan çekilmesinden dolayı gıda tarafında ciddi bir boşluk doğduğunu ifade etti. Bu boşluğu en iyi şekilde dolduracak ülkenin Türkiye ve Türk ihracatçısı olduğunu söyleyen Memiş, “Fuara katılan katılmayan tüm firmalarımızın büyük bir potansiyel olduğunu bilerek o bölgeye biraz daha fazla önem vermeleri gerektiğini söyleyebiliriz. Rusya yatırım yapmak için doğru bir ülke gibi gözüküyor. Ayrıca Avrupa gibi çok rekabetçi bir pazar değil ve karlılıklar daha yüksek. Rusya'ya yatırım yapan, eleman gönderen ve depo açan firmaların önümüzdeki yıllarda pazara hakim olacağını düşünüyoruz.” dedi.
RUS HÜKÜMETİ DE YATIRIMLAR KONUSUNDA İŞTAHLI
Rus hükümetinin de ülkeye yapılacak yatırımlar konusunda çok iştahlı olduğunu ve Türk firmalarının gelmesini istediği belirten Memiş, şöyle devam etti: “Türk firmaları da aslında yatırım yapmak için bekliyor. Yatırıma hevesli olan bazı firmalarımızla görüştük. Her ne kadar şu anda risk görseler bile yatırım yapılabilecek bir ülke olduğu konusunda bir görüş birliği var. Avrupalı firmalar çekilince rekabet avantajı da oluşuyor. O nedenle depolama ve pazarlama faaliyetlerini buraya kaydıran ülkeler için ciddi bir avantaj oluşabilir. Ayrıca Rusya gıda ürünlerini ithal etmenin yanı sıra artık kendisi de üretmek istiyor. Özellikle tedarik zincirini kendi halkalarına eklemek istiyorlar. Bu anlamda çeşitli iş birlikleri de gündeme gelebilir.”
Fuarı Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç'in de ziyaret ettiğini ve kendisi ile görüşme fırsatı bulduklarını kaydeden Memiş, “Fuarda tüm firmaları gezdi ve hepsinden bilgi aldı, herkesi dinledi. Kendisine özellikle Rusya ile aramızda yaşanan para transferi konusundaki sorunları anlattık. Son derece verimli bir görüşme olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’ye geldiğinde daha kapsamlı bir bilgilendirme yapıp iş birliğini geliştireceğiz.” dedi.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Ağır ticari araç endüstrisinin öncü firması Mercedes-Benz Türk, “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı” ile mesleki eğitime ve istihdama desteğini sürdürüyor. Üretim sahasındaki kadın çalışan sayısının artırılması amacıyla İŞKUR iş birliği ile hayata geçirilen “Meslek Edindirme Programı” kapsamında Mercedes-Benz Türk, yalnızca kadınları sektöre kazandırmayı değil, mevcut istihdamın da sürekliliğini ve sürdürülebilir olmasını hedefliyor. Her alanda fırsat eşitliğini ilke edindiklerini belirten Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, “İstihdam programlarımız ve kadın çalışanlara yönelik projelerimizle, sahadaki kadın çalışan oranını 2 katına çıkardık ve daha gidecek çok yolumuz var. Bu sebeple, istihdama katılmayı özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız ve özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını sağlamamız lazım. Bu anlamda fabrikalarımızda kadın istihdamı kapsamında yürüttüğümüz projeler çok kıymetli. Üretimden, operasyona, teknolojiden yönetime her alanda fırsat eşitliğini, kadınların varlığını ve istihdamını desteklemeye devam edeceğiz. Uzun lafın kısası; işin cinsiyeti yok, “kadınların yapamayacağı iş yok” dedi.
Türkiye ağır ticari araç endüstrisinin öncü firması Mercedes-Benz Türk, yenilikçi ürünleri ve mükemmeliyetçi hizmet anlayışıyla yakaladığı başarıların yanı sıra uzun yıllardır sürdürdüğü “Çeşitliliklerin Yönetimi” çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusundaki kararlılığını somut bir şekilde yansıtmaya ve uygulamaya devam ediyor. Kadın istihdamı ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair önemli adımlar atarak bu konuda programlarını aralıksız sürdüren şirket, son olarak bu kapsamda hayata geçirdiği “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı”na da tam destek sağlıyor. Özellikle ağır sanayide kadınların tercih etmeyeceği "varsayılan" kaynak, robot, makine, forklift operatörlüğü gibi alanlarda kadınların mesleki yeterliliklerini sağlamak ve istihdama kazandırmak amacıyla, İŞKUR iş birliği ile başlatılan “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı” kapsamındaki kadın kaynak operatörlüğü eğitimleri ile sektörel istihdama destek oluyor.
Mesleki yeterlilik belgesini alan 12 kadın kursiyer, Mercedes-Benz Türk’ün üretim sahasında kaynak operatörü olarak istihdam edildi
“Kadınların yapamayacağı iş yok” vizyonuyla hareket eden Mercedes-Benz Türk, 2023 yılına göre üretimdeki kadın çalışan oranını iki katına çıkardı. Üretimde her bölümde kadın çalışanları istihdam eden Mercedes-Benz Türk, fırsat eşitliği ve eğitimin daima yanında olmaya devam ediyor. Üretim sahasındaki kadın istihdamını artırmak ve mevcut istihdamın sürekliliğinin sağlanması adına, yenilikçi çalışmalara imza atıyor. Proje kapsamında, mesleki yeterlilik gerektiren alanlardan kaynak bölümünde istihdama katılmak isteyen adaylara İŞKUR aracılığı ile ulaşan şirket, yapılan değerlendirmelerin ardından ilk 12 kursiyer ile eğitimlere başladı. Mercedes-Benz Türk Hoşdere Otobüs Fabrikası yerleşkesinde yer alan Teknik Eğitim Merkezi’ndeki akredite teknik eğitmenler tarafından düzenlenen eğitim programı ile eğitimlerini tamamlayarak mesleki yeterlilik belgesini alan 12 kadın kursiyer, Mercedes-Benz Türk’ün üretim sahasında kaynak operatörü olarak istihdam edildi.
Kadınların mesleki yeterliliklerini sağlamak amacıyla çalışmalarına devam eden Mercedes-Benz Türk, gerçekleştirdiği projelerle yalnızca kadınları sektöre kazandırmayı değil, mevcut istihdamın da sürekliliğini, sürdürülebilir olmasını hedefliyor.
Üretimdeki kadın çalışan oranı iki katına çıktı
Konu hakkında değerlendirme yapan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, 1967’den bu yana Türkiye’de ağır vasıta sektörünün öncüsü bir şirket olarak, kadın istihdamına büyük önem verdiklerini söyledi. Türkiye’de hizmet, bankacılık ve finans gibi alanlarda kadın çalışan oranının yüzde 35’lerde olduğunu hatırlatan Süer Sülün, “Bizde de durum paralel. Ancak üretim sahasında bu oran oldukça düşük. İstihdam programlarımız ve kadın çalışanlara yönelik projelerimizle, sahadaki kadın çalışan oranını 2 katına çıkardık ve daha gidecek çok yolumuz var. Bu sebeple, istihdama katılmayı özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız ve özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını sağlamamız lazım. Bu anlamda fabrikalarımızda kadın istihdamı kapsamında yürüttüğümüz projeler çok kıymetli.” dedi. Bugün itibarıyla her bir otobüs ve kamyonun üretiminde montaj birimlerinden, boyahaneye, kaynak bölümünden kalite-kontrole, koltuk imalatından ambar-lojistik süreçlerine kadar üretimdeki tüm bölümlerde kadınların imzası olduğunu vurgulayan Süer Sülün, şöyle devam etti: “Kadınların yeteneklerinin ve potansiyellerinin ortaya çıkarılması, eşit fırsatlara ve haklara sahip olmaları için yapılan her bir çalışmanın önemi kritik. En son hayata geçirdiğimiz, üretim sahasındaki kadın çalışan adaylara yönelik “Meslek Edindirme Programı”mız da bu çalışmalardan biri ve bu bizim için de sektör için de çok kıymetli. Üretimden, operasyona, teknolojiden yönetime her alanda fırsat eşitliğini, kadınların varlığını ve istihdamını desteklemeye devam edeceğiz. Endüstride, ‘işin kaynağında’ kadınların imzasının olduğunu her zaman vurgulamaya, bu kapsamda kadınların istihdamı için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun lafın kısası; işin cinsiyeti yok, “kadınların yapamayacağı iş yok” dedi.
Üretim sahasında istihdama katılan kadınların iz bırakan çalışmaları sosyal medyada
Mercedes-Benz Türk, sosyal medya hesaplarında yayınladığı kısa film serisi ile de “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı”na katılan ve Mercedes-Benz Türk bünyesinde göreve başlayan kadın çalışanların bu yolculuktaki cesur adımlarını, kendilerinin, proje ekibinin ve yöneticilerin görüşleriyle aktarıyor. Şirket yayınladığı bu kampanya filmi ile, üretim sahasında istihdama katılan kadınların iz bırakan çalışmalarını örnekleriyle göstererek, tüm kadınlara ilham vermeyi amaçlıyor.
Kampanya videosuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Instagram: https://www.instagram.com/reel/DF-Te6EBDGv/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==
LinkedIn: https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7295422975762132992
Mercedes-Benz Türk Hakkında:
Mercedes-Benz Türk, 1967 yılından bu yana Türkiye’de ağır ticari araç endüstrisinin öncüsü olarak faaliyet göstermektedir. Şirket, 2020 yılına kadar kamyon ve otobüs gruplarındaki faaliyetlerine ek olarak Mercedes-Benz marka hafif ticari araçların ve Daimler AG çatısı altındaki tüm otomobil markalarının satışını gerçekleştirmiştir. Daimler AG, 2020 yılında kamyon ve otobüs ile otomobil ve hafif ticari araçlar birimlerini iki ayrı şirket yapısı altında topladı. 01.12.2021 itibarıyla da ayrı bir tüzel kişilik olan “Daimler Truck AG”’ şirketi altında; Mercedes-Benz Türk A.Ş., Daimler Truck’ın 3 büyük kamyon üretim tesisinden biri olan Aksaray Kamyon Fabrikası, Daimler Buses’ın dünyadaki en büyük otobüs üssü olan Hoşdere Otobüs Fabrikası ve bünyesinde bulunan iki AR-GE merkezi ile Kamyon ve Otobüs gruplarından sorumlu olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Yaklaşık 1.4 milyar avro yatırım hacmiyle Mercedes-Benz Türk A.Ş. bugün Türkiye’nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biridir ve 7.000’i aşkın personel istihdam etmektedir.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
13-16 Şubat 2025 tarihlerinde Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından düzenlenen 19. Uluslararası Kongre ve Sergisi, "Sürdürülebilir Gelecek: İklim, Su, Tarım" temasıyla ulusal ve uluslararası düzeyde un, makarna ve yem sanayicileri, tüccarlar, tedarikçiler, değirmen makinecileri, fırıncılık mamulleri üreticileri, kamu kurum ve kuruluşları ile birçok sektör paydaşını bir araya getirdi.
Kongre kapsamında 14 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen “Tahıl Piyasalarının Dünü, Bugünü ve Yarını” oturumunda, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Türkiye’de altı yılda ürün ihtisas borsacılığının geldiği noktayı, tahıl piyasalarındaki gelişmeleri ve faaliyete geçirilmesi çalışmaları devam eden vadeli işlem piyasası ve teverruk piyasası ile tarımsal ticaretin geleceğine yönelik planlarını katılımcılarla paylaştı.
TÜRİB ve ELÜS Ekosistemi: Dijitalleşen Tarımsal Ticaret
Altı yıldır faaliyette bulunan TÜRİB, lisanslı depo işletmelerinde saklanan ürünleri temsilen çıkarılan Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS) ile tarımsal ticaretin dijitalleşmesine öncülük etmektedir. TÜRİB, ELÜS Piyasasını daha etkin ve yaygın hale getirmek amacıyla, 225 lisanslı depo, 308 farklı lokasyonda 12,2 milyon ton saklama kapasitesiyle Türkiye'nin hububat ticaretinin %30’undan fazlasını temsil etmektedir. 26 Temmuz 2019’dan bu yana ELÜS Piyasasında toplamda 255 milyar TL hacimle 48 milyon tonluk işlem gerçekleştirilmiştir. Bu süreç, gıda arz güvenliğini ve tarımsal ticaretin modernleşmesini desteklerken, çiftçilere ve tarımsal üreticilere maliyet avantajı, depolama güvenliği ve piyasa istikrarı sağlamaktadır.
TÜRİS ve ÜPAK’lı Aracılı Yapı: Tarım Piyasalarında Yeni Dönem
TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen yeni işlem platformu TÜRİS, Türkiye’nin yerli ve milli borsa işlem sistemidir. 13 Ocak 2025 itibarıyla devreye alınan bu sistem, ürün piyasası aracı kurumlarını (ÜPAK) ekosisteme entegre ederek piyasanın daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmasını sağlamaktadır. ÜPAKlar, yatırımcı kazanımında ve yatırımcıların aldıkları hizmetlere ilişkin taleplerinin yerine getirilmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Yeni sistem ile ELÜS Piyasasının derinliğinin artması beklenirken, ticaret borsalarıyla iş birliği içinde çalışan ÜPAKlar sayesinde piyasa yatırımcı tabanı daha da genişleyecektir. Ulusal çapta piyasa verilerinin yayımlanması, şeffaflığı artırarak, finansal piyasalarla entegrasyonu hızlandıracaktır.
Vadeli İşlem ve Teverruk Piyasaları: Tarımsal Ticaretin Geleceği
TÜRİB, 2025 yılı sonunda hayata geçirmeyi planladığı Vadeli İşlem Piyasasında ELÜS ve TÜRİB fiyat endeksleri üzerine dayalı türev sözleşmeleri işleme açacaktır. Bunun yanı sıra, katılım finansına uygun Teverruk Piyasası modeli kapsamında ELÜS ticaretine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu yeni piyasalar ile lisanslı depoculuğun yaygınlaşması, tarımsal emtia piyasalarının derinleşmesi sağlanacak ve fiyat dalgalanmalarına karşı risk yönetimi mekanizmaları devreye alınacaktır.
TÜRİB Hakkında
2018 yılının Haziran ayında kurulan TÜRİB; lisanslı depo işletmecilerince oluşturulan elektronik ürün senetleri ile elektronik ürün senetlerine dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin ticaretinin yürütülmesini sağlamak üzere borsacılık faaliyetinde bulunmaktadır. TÜRİB, tarladan sofraya gıda tedarik zincirinin dijitalleşmesi, elektronik ürün senetlerinin yaygınlaştırılması, sözleşmeli tarımın gelişmesi, lisanslı depoculuk gibi alanlarda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, T.C. Ticaret Bakanlığı, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve diğer paydaşlar ile iş birliğini sürdürmektedir.
Türkiye ekonomi gundemi/açıklanması beklenen ekonomik veriler
saat veri dönem tahmin önceki
------ ----------------------------------- ----- ------ ------
09:55 Bloomberg HT Tüketici Güven Ön Endeksi Şubat 72.55
10:00 Tarım ürünleri üretici fiyatları(Aylık) Ocak -0.39%
10:00 Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (Yıllık) 4.çeyrek +44.1%
11:00 Merkezi yönetim bütçe dengesi Ocak -829.21 milyar TL
11:00 Merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi Ocak -753.96 milyar TL
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Yenilikçi, inovatif ve özgün modelleriyle sektörün öne çıkan markalarından olan Armis Yatak, kullanıcılarını doğanın sunduğu en saf malzemelerle buluşturuyor. İlk organik kumaş denemesini Linen Organic modeli ile gerçekleştiren Armis; nefes alabilir linen kumaşı, vücuda mükemmel destek sağlayan paket yay sistemi ve uzun ömürlü yapısıyla fark yaratıyor.
Sağlıklı yaşam bilincinin artmasıyla birlikte doğal ve organik ürünlere olan ilgi giderek artıyor. Kullanıcı tercihlerini ve müşteri memnuniyetini göz önünde bulundurarak ilk organik yatak tasarımını gerçekleştiren Armis, çevre dostu üretim anlayışını yatak modellerine yansıttı.
Sürdürülebilir ve konforlu uyku deneyimi sunma vizyonu ile Linen Organic modelini geliştiren Armis, yüzde yüz organik kumaşı ile hassas ciltler için ideal bir seçenek oluyor. Paket yay teknolojisiyle geliştirilen yatak, omurgayı destekleyerek sağlıklı bir uyku deneyimi sağlarken, basıncı eşit dağıtmasıyla konforu üst seviyeye taşıyor.
Saf ve doğal yapısı sayesinde vücut ısısını dengeleyen Linen Organic, uyku sırasında maksimum hava sirkülasyonu sağlayarak vücut ısısını dengelemeye yardımcı oluyor. Gece boyunca ferah ve kesintisiz uyku deneyimi sunan Armis’in Linen Organic modeli, uzun ömürlü yapısıyla yıllar boyu ilk günkü formunda kalıyor.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Türkiye’nin öncü deri ürünleri markası DESA, yarım asrı aşan deneyimi ve benzersiz işçiliğiyle deri modasının uluslararası sahnesinde güçlü bir yer edinmiş durumda. Özellikle 1972 DESA markasıyla, İtalyan zarafetini modern tasarım anlayışıyla buluşturan marka, yüksek kaliteli malzemelerle şekillenen şıklığı global moda arenasına taşıyor.
1972 DESA, geçtiğimiz günlerde Milano’da düzenlediği özel bir etkinlikle hem 2025 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu’nu tanıttı hem de dünyaca ünlü tasarımcı Ivana Omazic’in markanın baş tasarımcısı olduğunu duyurdu. İtalya moda dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bu özel etkinlik, 1972 DESA’nın uluslararası moda sahnesindeki yerini daha da güçlendirirken İtalya basınında oldukça geniş yankı uyandırdı.
1972 DESA: Rafine Lüksün ve Türk Zanaatkârlığın Buluşma Noktası
Yüksek kaliteli işçiliği, özgün tasarımları ve benzersiz detaylarıyla lüks segmentteki tüketicilere hitap eden 1972 DESA, Türk zanaatkârlığının özgünlüğünü küresel trendlerle buluştururken hem günlük yaşamda hem de özel anlarda stilinden ödün vermeyen bireyler için sürdürülebilir ve prestijli bir yaşam tarzı sunuyor. Türkiye’de doğan 1972 DESA İtalya pazarında güçlü bir yer edinmiş durumda. Modern çizgilerle yeniden tanımlanan ikonik tasarımlar, 1972 DESA’nın global çapta yükselen yıldızını daha da parlak hale getiriyor.
Ivana Omazic ile Yeni Bir Dönem
Moda dünyasında saygın bir yere sahip olan Ivana Omazic, 1972 DESA’nın kreatif vizyonuna liderlik etmek üzere baş tasarımcı olarak ekibe katıldı. Daha önceki kariyerinde Prada, Jil Sander ve Céline gibi prestijli markalarda tasarımcı olarak görev alan Omazic, özgün tasarım anlayışı ve yenilikçi bakış açısıyla 1972 DESA’ya yeni bir soluk getiriyor. Omazic’in liderliğindeki İlkbahar/Yaz 2025 Koleksiyonu, markanın zarafet, işlevsellik ve estetik dengeyi bir arada sunan tasarım yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi.
Milano’da Özel Buluşma
Milano’da düzenlenen bu özel etkinlikte, 1972 DESA’nın yeni koleksiyonu ve Ivana Omazic’in liderliğiyle başlayan yeni dönemi kutlanırken, İtalya moda dünyasından önemli isimlerin katıldığı etkinlik, markanın uluslararası moda sahnesindeki prestijini pekiştiren bir buluşma oldu. İtalya basının yakından takip ettiği etkinliğe aralarında Carlotta Marioni, Carlo Andreotti, Marta Oldrini, Serena Tibaldi, Nicoletta Ferrari, Tobias Bayer, Marco Caruccio, Tommaso Palamin, Marta Saladino, Dorana De Carolis, Silvia Cicchetti, Francesca Mapelli, Elisabetta Massari, Valentina Cassieri, Cristiana Schieppati, Giada Cardo, Daniela Fedi gibi çok sayıda davetli katıldı.
Global moda sahnesinde etkisini her geçen gün artıran 1972 DESA, yalnızca bir moda markası değil, modern stilin ve sürdürülebilir estetiğin bir temsilcisi olarak yoluna emin adımlarla devam ediyor.
1972 DESA'nın koleksiyonunu incelemek için https://www.1972desa.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Akbank, "Dönüşümde Gelecek Var" projesi kapsamında Hatay'da kurduğu ileri dönüşüm mobilya becerileri eğitim atölyesiyle çocuklara erken yaşta sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları kazandırmayı hedefliyor. Atölyede, anaokulu ve ilköğretim öğrencileri ileri dönüşüm ve sıfır atık konularında uygulamalı eğitim alıyor ve aynı zamanda el becerilerini geliştiriyor.
Proje kapsamında Akbank'ın İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kurduğu ileri dönüşüm atölyesinde ise üretim devam ediyor. Akbank Genel Müdürlük binasında işlevini tamamlamış mobilyalar, liseli öğrenciler ve öğretmenleri tarafından ileri dönüşüm teknikleriyle sınıf, oyun odası ve kütüphane eşyalarına dönüştürülüyor. Bugüne dek 8.091 okul mobilyası, Hatay başta olmak üzere 6 Şubat depremlerinden etkilenen 436 okula teslim edildi, 180 bini aşkın öğrenci daha donanımlı sınıflarda eğitim görmeye başladı. Hedef; toplamda 18 bini aşkın mobilya ile 1311 okulda 398 bin öğrenciye ulaşmak.
Beril Alakoç: "İleri dönüşümle çocuklar ve gençler başta olmak üzere topluma sürdürülebilir bir değer kazandırıyoruz."
Dönüşümde Gelecek Var'ın 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgede güçlü bir fayda yarattığını belirten Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç, "Akbank'ta insanı odağımıza alarak sürdürülebilirliğin gerçek etkisini ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 'Sürdürülebilirlik insan için, hepimiz için' yaklaşımımızla geliştirdiğimiz Dönüşümde Gelecek Var, ileri dönüşümün çevreye olduğu gibi topluma da yüksek bir fayda sağlayabileceğinin somut bir örneği oldu. İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kurduğumuz ileri dönüşüm atölyesi, gençlere teknik bilgi kazandırmanın yanı sıra farkındalık ve iş disiplini aşılıyor. Gençler burada, hem teknik ve pratik bilgiler öğreniyor, hem de kendileri gibi depremzede olan ilköğretim öğrencileri için yeni mobilyalar üretmiş oluyorlar. Bu süreç, onlara ilk iş deneyimlerini kazandırırken sorumluluk bilinçlerini de pekiştiriyor. Başka bir deyişle 'geleceğin ileri dönüşüm ustaları' burada yetişiyor. Etkimizi Hatay'da Bekbele Fatih İlkokulu'nda kurduğumuz ileri dönüşüm mobilya becerileri eğitim atölyesiyle daha da derinleştiriyoruz. Böylece sürdürülebilir yaşam pratiklerini çok daha erken yaşlarda çocuklarımıza kazandırmayı amaçlıyoruz" dedi.
Hem toplumsal hem çevresel etki
Dönüşümde Gelecek Var, çevresel kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. Uygulanan ileri dönüşüm metodu sayesinde bugüne kadar 406 ton karbondioksit (CO2) salınımı engellenirken, 6 milyon litre su tasarrufu sağlandı.
Siparişleriniz sadece "1 saat" içerisinde hesabınızda.
Siparişlerinizin gönderimi, aynı gün içerisinde yapılır.
256-bit şifreleme ve 3D Secure ile güvenli ödeme.
Ürünlerimizin tümü sertifikalı ve orijinaldir.